• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 6 °C
  • Ankara -1 °C

Yeni Müfredat Programı

Abdullah YEKTA

PKK, DAİŞ ve FETÖ terör örgütlerinin saldırısı karşısında kendi gücünü ortaya koymaya çalışan Türkiye farklı alanlarda da boş durmak bilmiyor.  Halk başkanlık sistemi için anayasa değişiklik paketini düşünürken Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim-öğretim yılının ortasında yeni müfredat programını ilan etti. Doğrusu Türkiye’nin bu yoğun gündemi içerisinde Milli Eğitimin yeni müfredat programı biz eğitimcilerin aklının ucunda bile geçmemekteydi. Bu yoğun gündem içerisinde yeni müfredat programının sıhhatlı bir şekilde tartışılacağını de sanmıyorum. Program hakkında farklı görüşler gündeme gelmeden yeni müfredatın sağlam bir zemine oturması düşünülemez.

 Yirmi yıllık bir süre içerisinde Türk Eğitim Sisteminde çok değişiklikler oldu. Sınıf sistemi, Kredili sistem, tekrar sınıf sistemi, hazırlık sınıfı olan İmam-Hatip ve Anadolu Liseleri, sekiz yıllık ilköğretim sistemi, 4+4+4 sistemi ve bu sistem ile beraber düz liselerin ve bütün meslek liselerinin Anadolu Lisesi statüsüne kavuşturulması. Doğrusu bütün bu değişikliklerden başımız döndü. Fakat bütün bu değişikliklerden yapısal olarak eğitimde bir değişiklik olmadı. Müfredat programında bir konunun çıkarılması ve yeni bir konunun yerleştirmesi sistemde yapısal olarak eğitimin yenilenmesi anlamına gelmez.

Yirmi küsur yıldır yapılan bu değişiklikler eğitim sisteminde bir farklılık meydana getirmemiştir. Yapılan bu değişikliklerle bir dönem düz liselerin sayısı çoğalmış başka bir dönem meslek liselerinin sayısı çoğalmıştır. Bu değişiklikler siyasi yelpazeye göre her zaman olabilecek değişikliklerdir.

Orta öğretim ve yüksek öğretimde insanın faydasına, fıtratına ve ruhuna uygun eğitimin olması gerekir. Bugün hala Anadolu Liselerinde, Fen Liselerinde ve kimi meslek liselerinde 1960’larda Amerika’da uygulanan fakat faydası olmadığından kaldırılan bir takım sayısal dersler okutulmaktadır. Batıyı hep geride takip ettiğimiz için onların uygulayıp da faydasız olduğundan dolayı terk ettiklerini biz, bilinçsiz bir şekilde yıllarca devam ettirebiliyoruz.

Ben örnek olarak İmam-Hatiplerin programı üzerine kısa bir mülahazada bulunmak istiyoruz. Daha önceki Fıkıh dersi programında hem öğrencinin bağnaz mutaassıp bir şekilde yetişmemesi için hem de içimizdeki Caferilerin varlığı da düşünülerek dört Sünnî mezhebin haricinde bir de Caferiyye mezhebine yer verilmişti. Yeni programda bu kaldırılmış. Bu anlayış bizi ileriye değil geriye götürür. Toplumsal birlik beraberliğimiz açısında yanlıştır.

 Akait-Kelam dersi önceki programda ve yeni programda mezhep kelimesi yerine “yorum” ifadesi kullanılmaktadır. Toplumun bildiği ve kullandığı mezhep kelimesi varken niye “yorum” kelimesini kullanalım. Bu kelimenin kullanmasıyla ne gibi bir yenilik getirilmiş olacak ki? Farklı bir mezhep olarak Cebriyye’nin programa yeniden alınması iyi bir yeniliktir fakat böyle basit bir değişiklikle yeni müfredat programı olmaz.

İmam-Hatip Liselerinin yeni müfredat programı ile ilgili iki tane örnekle yetinip asıl meseleye dönmek istiyorum. İmam-Hatiplerde yapısal değişikliklere gidilmesi gerekir. Örneğin İmam-Hatip Lisesi öğrencisi İlahiyat fakültesine gitmek istediğinde, kendisine İmam-Hatipte okuduğu meslek dersleriyle ilgili hiç soru sorulmuyor.

Arapça öğretmenliğine gitmek isteyen bir öğrenci Arapça ile değil, İngilizce ile Arapça öğretmenliğine gitmek zorunda kalıyor. İmam-Hatip Lisesi öğrencisine gördüğü derslerden kendisine soru sorulması onun öz be öz hakkı değil mi? Lise birinci sınıf öğrencisi ilk senede bunun farkına varıyor. Bunun için öğrenci, İmam-Hatip derslerini es geçmek zorunda kalıyor. Yeni müfredattan önce bu sorunların halledilmesi gerekir, diye düşünüyorum.

Selam ve dua ile

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr