• BIST 83.675
  • Altın 250,073
  • Dolar 6,1048
  • Euro 6,8129
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 27 °C
  • Ankara 19 °C

YENİ YALAN BAHARLAR

İsmet YILMAZ

Esti nesim-i nevbahar açıldı güller subhdem
Açsın bizim de gönlümüz saki medet sun cam-ı Cem

(İlkbahar meltemi esti, sabahleyin güller açıldı. Ey saki, medet ! Cemşid kadehi sun, bizim gönlümüzü de o açsın.)

Bilindiği gibi ilkbahar martın yirmisinden yani kocakarı soğuklarından sonra  kendisini iyice hissettirmeye başlar. Ancak bu yıl nedense bu kocakarı soğukları  bitmek bilmedi. Ülkenin birçok bölgesine kar bile yağdı. İnsanlar kendilerini tekrar kışın ortasında bulunca maalesef dolaplara kaldırdıkları kışlıkları  tekrar çıkardılar.Kış bitti diye  sobaları kaldırıp tekrar kuranların, kombileri kapatıp yine açanların, kalan yakacağı da son günlerde tüketip iki günde bir kiloyla odun kömür alanların yaşadığı psikolojiyi de es geçmemek lazım.İnsanlar kırlangıç fırtınası, kuğu fırtınası gibi mevsimsel değişiklikleri beklerken kendisini kara kışın ortasında buldu .Açıkçası baharın bu yılki sosyolojik ve psikolojik etkisi beklenilenin üzerinde olacak.Çünkü yeni yalan baharlar yaşıyoruz.

Bahar,  insana mutluluk ve yaşama sevinci veren kaynaklardan biridir. Çünkü bahar, tabiatın dolayısıyla insanın yeniden canlanmasıdır, yeniden yaşamasıdır veya yaşama daha bir keyifle bakmasıdır. Bu nedenle baharın müjdeleyicisi olan “nevrûz”un anlamı da “yeni gün, yeniden doğuş” tur. Kışın soğuğundan bunalan insanlar için bahar, eğlenme vaktidir, şairin dediği gibi ;

Fasl-i gül irdi gönül zevk u temâşâdur yine

Mevsim-i gül-zâr ü devr-i câm-i sahbâdur yine (Necâtî)

(Gönül, gül mevsimi geldi, yine zevk ve eğlenme zamanıdır; gül bahçesi mevsimi, kırmızı şarap devridir.)

Klasik şiirimizde baharın gelişiyle “nevruziyye”ler yazılırdı. Bu şiirlerde ya da kasidelerin bahar konusunu işleyen “bahariyye” adı verilen nesib bölümünde baharın gelişi, doğadaki değişim, çiçeklerin açılması, kelebeklerin uçması işlenirdi. Elbette sadece eski şiirimizde değil bahar her dönem şiirimizde işlenmiştir. Hatta kasidelerin nesib bölümünden en çok işlenen konu bahar olmuştur. Şairler bahardan hem konu olarak hem de imgelem anlamında çok faydalanmışlardır. Ancak şairler bu yıl geçen yıllara göre bahardan sanırım daha az faydalanmış olacaklar.

Kışın soğuk günlerinde zamanlarını daha çok kapalı mekânlarda geçiren insanlar  ister istemez çok sıkıldılar. Buna  bir türlü gelmeyen bahar günleri de eklenince hepimiz  psikolojik olarak çok yıprandık. Çünkü hepimizin bir an önce tabiat ile buluşup  ferahlanmaya, rahatlamaya ihtiyacı vardı. Bu biraz gecikince bazılarımızın bahara kızdığı da oldu. Edebiyatımızda Ümmü’l Muharrirat (kadın yazarların annesi) olarak bilinen Halide Nusret Zorlutuna bu durumu şöyle ifade etmiş:

Git bahar, git bahar ! Uzaklarda gül,
Denize renginden bırak hediye,
Ufuklarda gezin, semaya süzül...
Kalbime sokulma "Peymane!" diye,

Baharla birlikte doğada meydana gelen canlanma tabi ki insanın psikolojisine buna bağlı olarak gönlüne de yansır. Bu nedenle insanların en çok aşık olduğu mevsimdir, bahar. Orhan Veli de boşuna dememiş ;

Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;

Tabiatın bahar ile canlanması, her tarafın güzelleşmesi insanımıza Allah’ın güzelliğini de çağrıştırır. Çünkü evrendeki bütün güzelliklerin kaynağı Allah’tır. Gördüğümüz her güzellik Allah’ın yansımasıdır. Şairlerimizin bir kısmı da şiirlerinde yer verdikleri baharla ilgili imgelere metafizik anlamlar da yüklemişler. Böylece görünenin arkasında görünmeyeni anlatarak “en güzeli, en sevgiliyi” çağrıştırmışlardır. O halde baharın görünen yüzüyle sarhoş olup kendimizden geçeceğimize o güzellikler içinde “en güzeli”ni bulma çabasına girmemiz ve “en güzeline” olan aşkımızla sarhoş olmak gerekir. Tıpkı Mona Rosa  adlı şiirinde metafizik bir duyuş sergileyen Sezai Karakoç gibi. Karakoç, baharı çağrıştıran “gül” mazmununa tasavvufi bir anlam yüklemiştir.

Mona Rosa, siyah güller, ak güller.

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr