• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Yeniden Diriliş İçin

Bilal AKGÜL

15 Temmuz darbe teşebbüsü şüphesiz toplumun her kesiminin önemli dersler çıkarması gereken bir süreçtir. Bu süreçte başkasının pozisyonunun yanlışlığını-haksızlığını ispatlama çabasının olduğu kadar, mevcut sürece kadar yaptıklarını ve pozisyonunu haklılaştıracak bir dil, bir yaklaşımla süreçten dersler çıkarmak mümkün değildir. Bu dilin bireysel ve toplumsal ıslah-kâmilleşme çalışmalarına da katkısı olmayacaktır.

Kurulan tezgahın ustalığı, uzun bir süre şüphe çekmeden ülkenin birçok kurumuna sızılması, kamufle olma konusundaki bukelamunvari duruş, toplum olarak oynanan oyunlarla ilgili sürekli uyanık olmamızı elzem kılmaktadır.

Aynı merkezden yönetilen ve toplumun farklı renklerine hitap eden bu örgütlerin eylemlerinden dolayı ülkemizin farklı yerlerinden nerede ise her gün ölüm haberleri gelmekte, masum ve mazlumlar, kutsal tanımayan bu örgütlerin hedefi olmaktadır.

Önemli bir kırılma yaşadığımız, topyekûn bir savaşa muhatap olduğumuz, ciddi bir kuşatma ile karşı karşıya olduğumuz kesin…

Toplumun her kesiminin, her kurumunun; hatta her hanesinin bu süreçteki duruşunun, mücadelesinin hayati olduğu ise izahtan varestedir.

Bu mücadelede, Kur’an ve sünneti merkeze alan, toplumun çimentosu olan kavramlarımızın-değerlerimizin yozlaştırılmasına mahal vermeden, toplumsal ıslah çalışmalarına yoğunlaşmamız, mücadelenin seyri üzerinde belirleyici bir etkide bulunacaktır.

Dini afyonlaştırma aracı olarak kullananlara karşı daha güçlü bir şekilde özgürleştiren, vicdanı harekete geçiren, eleştirel aklı etkin bir şekilde kullanan, kişi ve kurumları kutsallaştıran bir anlayışın yerine Kur’an ve sünneti merkeze koyan anlayışın zeminini güçlendirmemiz gerekiyor.

Mevcut hal, bu zeminin zayıf olmasının yeni kırılma riskleri oluşturduğu izlenimi veriyor.

Dirilişte İslam medeniyetinin her ekolünden, her havzasından kana kana içmek, batılın planlarını boşa çıkarmanın olmazsa olmazıdır.

Farklı medeniyet ekollerimizi tanımadan burun bükmek, üstadı dışında üstad, üstadının kitabı dışındaki kitaplara kem gözle bakmak, “dışarı” nın tezgâhlarına, planlarına bizi açık hale getirecek, kitleleri afyonlaştırmaya müsait hale getirecektir.

Geçmişteki ve günümüzdeki farklı mektepleri-ekolleri eleştirel bir dille okumak, geçmişle gelecek arasında bir köprü kurulmasına katkıda bulunacak, coğrafyalar ve ekoller arasında sağlıklı bir bağ kurulmasına vesile olacaktır.

Mezhebi, bölgeyi ve ırkı merkeze koyan yaklaşımların dinin özgürleştiren, kâmilleştiren boyutuna ket vuracağı açıktır. Bu kavramlara kutsallık atfeden yaklaşımların medeniyetimizin yeniden dirilişinin önünde bir engel teşkil ettiğini söylemek isterim. Ümmet anlayışını yapacağımız ıslah-eğitim çalışmalarının merkezine koymayı elzem görüyorum.

Topyekûn bir savaşa ancak topyekûn bir direnişle karşı koyulabilir. Bu kritik süreçte bireysel(ci)liğe övgüler dizen yaklaşımları topyekûn mücadeleye çomak sokmak olarak görüyorum. Toplumsal ıslah organizasyonlarına yapılan saldırıları da hakeza…

Evet, eksiklikleri ile birlikte…

Tabi ihanet şebekelerini-adı ne olursa olsun- ıslah organizasyonu olarak görmediğimi belirtmek isterim. Bugün Fetö, yarın başkası…

Tüm ekoller, gruplar, kurumlar arasında dayanışmaya en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç öyle bir süreç ki sünnetullahın gereklerini olması gerektiği gibi yerine getirmediğimiz zaman geminin bir bütün olarak batma tehlikesi geçirebileceği bir özelliğe sahiptir.

“15 Temmuz gecesinin ruhu”nu kalıcı hale getirmemiz, gelen tehlike dalgasının yaratacağı yeni tahribatlara karşı hazırlıklı olmamız gerekmektedir. Mahallemizi hızla etkisi altına alan yangında salt evimizi korumak üzerine yapılacak hesapların mahalleyi yangın yerine çevireceği açıktır.

İsmet Özel’le bitirelim: Toparlanın gitmiyoruz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr