• BIST 104.539
  • Altın 163,366
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Ankara 1 °C

Yerel Seçim-Küresel Darbe

Yerel Seçim-Küresel Darbe
Son yazımızı şu cümleyle bitirmiştik: Görünen o ki halkın yerel seçimlerde vereceği renk, salt yerel seçimlerle ilgili tercihini yansıtmayacak, aynı zamanda gerek yerel paralel unsurlara, gerekse paralel bir duruş sergilediği uluslararası unsurların yürüttüğü operasyonlara karşı da duruşunu gösterecektir.
Biraz açalım. Son operasyonları küresel ayağı kesin bir darbe girişimi olarak okuduğumuza göre meselenin zamanlaması ile ilgili tesadüfü aşan bir planlamadan bahsetmek mümkün müdür? Bize göre evet.
Mevcut iktidarı düşürme konusunda hiçbir kutsal-sınır tanımayan meş’um ittifak halk desteğinin zayıflatılmasını, yapacağı çalışmaların sonuç almasının olmazsa olmazı olarak görmektedir. Bununla birlikte paralel unsurlar, minareyi çalanın kılıfını bulması misali iktidarın halk desteğinin azalmasını çalışmalarının meşruiyet kaynağı olarak görmektedir. Yine muhalif bloğu motive etmenin dayanağı olarak değerlendirmektedir.
7 Şubat MİT krizi ile başlayıp 17 Aralık operasyonları ile sistematik hale gelen mevcut hükümete darbe girişiminin görünen hedefi, yerel seçimlerde iktidarı yıpratıp, zayıflatarak Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde asıl hedef olan Erdoğan’ı siyaseten emekli etmektir. Son yayınlanan Tayyip Erdoğan’la oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kaydını, paralel unsurların mevzi kayıplarını telafi amaçlı, son final vuruşunun erken bir versiyonu olarak okumak mümkündür.
Küresel şebeke ve yerel kuklalarının Erdoğan’ın şahsında ülkenin tüm kazanımlarının elinden çıkması için başvurmayacağı iftira, yapmayacağı hile, kurmayacağı tuzak yoktur. Meş’um ittifak, tahakkümlerini devam ettirmek için hiçbir rengi dışlamadan bir blok oluşturmuş, savaşlarını açıktan yapmakta herhangi bir sakınca görmemişlerdir.
Yerel muhalif blokta eski Maoculardan, Kürt soluna, ülkücülerden eski radikal İslamcılara ve son olarak ittifakın taze kanı olan Gülen Grubuna kadar adını sayamayacağımız birçok organizasyon, örgüt mevcut iktidar düşmanı olma dışında ortak özelliği olmayan (en azından öyle görünen ) bir ittifak, aynı merkezden talimat almış olmalılar ki aynı noktaya aynı zamanda atış yapabilmektedirler.
Bundan dolayı yakın zamanda Zaman, Sözcü, Yurt, Hürriyet gibi gazetelerin aynı gün benzer manşet atması bize çok da anormal gelmemektedir ( mesela Kabataş hadisesinde olduğu gibi)
Vatan Gazetesi yazarı Hüseyin Yayman’ın bir stratejistin dilinden köşesine taşıdığı hikâye mevcut durumu ve bundan sonrasını anlamada önemli anekdotlar taşıyor. Hikâye şöyle:
“ Normal şartlar altında aslanlar ve filler geniş Afrika düzlüklerinde birlikte yaşar. Kuralları fil koyar ve aslanlar buna uyar. Ancak aslan yeterince avlanamadığında 30-40 aslan, sürü hâlinde gözünü karartıp file saldırır. Önce filin sürüsünden tecrit edilmesi gerekir ve kurdukları tuzakla bunu sağlarlar. Saldırı için uygun zamanı kollamaya ve geceyi beklemeye başlarlar. Aslanla filin savaşı öylesine kanlı ve vahşice olur ki bazen başka bir aslan sürüsü daha yardıma çağırılır.
Küçük savaş ne, büyük savaş hangisi?
Sürü lideri yetişkin fil dört gün boyunca iyice yorulur. Takati kalmayacak derecede yıpratılır. Dördüncü günden sonra tüm aslanlar aynı anda saldırıp fili yere düşürürler ve aynı anda onu parçalarlar.
Stratejist, bu öyküde filin Başbakan Erdoğan, aslan ve sırtlanların ise ona saldıran unsurlar olduğunu söyledi. Daha ilginç bir eklemede bulundu. Cemaat-hükümet savaşının sonucu belli… Bu küçük savaş ve bu savaşı Başbakan Erdoğan kazanacak. Ancak geride büyük savaş ve jeopolitik güç oyunu var. Onu kazanması için küçük savaşta gücünü fazla kaybetmemesi gerekiyor, dedi.
Aslanların görevi fili yemek değil, yormak. Ancak file saldırırken hesap hatası yaptılar. Fil onu var eden sürüden kopartılamadı. Yığınakta yapılan hata savaşın sonucunda aslana büyük bedel ödetecek. “
Küresel güçler (ve onların taşeronu olan paralel yapılar) için yerel seçimlerde mevcut iktidarın olası en küçük bir oy düşüşü Erdoğan’a son darbeyi vurmak için kaçırılmaz bir fırsat sunacaktır. Erdoğan’ın meşruiyet kaynağı olan halktan kopartılması, ölümcül darbe için olmazsa olmazdır.
Kanaatimce, yerel seçimler bu yönüyle adı dışında yerelliği olmayan bir önem taşımaktadır. Seçim sonuçları dünya dengelerinin şekillenmesindeki rolünün yanında, İslam Dünyasının önümüzdeki yıllarda sahip olacağı cevvaliyetin çapı hakkında da bilgi verecektir.
Yerel seçimler, kuşatma halinde olan İslam Dünyasının üzerindeki kuşatmayı yarmasının da bir fırsatıdır aynı zamanda. Fikirsel kibre ya da komplo teorilerine tevessül etmeden yakın zamanda bölgemizde meydana gelen hareketliliğe baktığımızda mevcut iktidarın İslam Dünyası için en önemli motivasyon kaynağı, model olduğu söylenebilir.
Yapılacak tercihin aynı zamanda Tunus’u, Mısır’ı, Myanmar’ı, Bosna Hersek’i, Filistin’i kısaca bölgemizin tamamını etkileyen bir özelliğe sahip olacağının dikkate alınması gerekir. Yakın zamanda sembolik değeri de olsa Osmanlı üzerinde yapılan yıkıcı hesapların sonuçlarının bölgenin Batı’nın sömürgesi durumuna düşmesindeki rolünü iyi düşünmek gerekir.  (Hadi Han)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr