• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Yıldız Topladım Avuçlarıma

Ahmet İNAN

                            

           

 Karanlık bir gece başladı yolculuğumuz. Sıradağların eteklerinden, derin ve karanlık bir vadi boyunca dar ve kıvrımlı bir yolda ilerliyoruz. İçimde korku ve endişenin yanında tarif edilemez bir merak da duyuyorum. Sol yanımızdaki vadinin derinliklerinden gelen çağlayanın sesi gecenin ağır suskunluğunu bozuyordu. Sağ yanımızda ise yüksek dağlar olduğu bize yol boyunca eşlik eden dik yamaçlardan belliydi.

Kıvrımlı köy yolunda ilerledikçe göreceğim güzellikler ve yaşayacağım duygular karşısında merakım da gittikçe artıyordu. Gece çıktığımız yolculuğumuz sırasında duyduğum korkunun yanında yeni bir yer keşfedecek olmamın sevincini de saklayamıyordum. Çünkü gideceğimiz yer zengin tabiat güzellikleriyle dolu saklı bir köydü. Köyün yakınlarında çok eski bir yerleşim yerinin olduğunu da anlatılan efsanelerden duymuştum. Geceleri zaman zaman define avcıları buralara kadar gelip gittiğini anlatmıştı köylüler. Anlatılan efsanelerle birlikte define avcılarının bu maceraları köyün bendeki gizemini daha da arttırıyordu.

Yolculuk sırasında aklımı dörde böldüm. Aklımdan biri arabamızın loş farlarının önüne çıkabilecek yaban hayvanlarındaydı. Bir aklım bende merak uyandıran esrarengiz eski yerleşim yerindeydi. Bir aklım köyün zengin tabiat güzelliklerindeydi. Diğer aklımla da bu keşif yolculuğum sırasında kendime mukayyet olmaya çalışıyordum.

Ayrıldığımız köyün ışıkları çoktan gözden kaybolmuştu. Arkamda sadece kapkaranlık bir dünya vardı sanki. Ağır aksak yol aldıkça her yönüyle bakir ve esrarengiz bir köyün kalbine doğru indiğimizi hissediyordum. Arabada dostlarımla koyu bir sohbete dalmıştık. Onlar her ne kadar havadan sudan bahsetseler de ben her seferinde merakımı birazcık olsun dindirmek için lafı anlatılan efsanelere getiriyordum.

Derken bir dere ağzında su içen ceylan sürüsüne rastladık. Şaşkınlığımızı gizleyemedik. Bir yandan onları ürkütmek istemedik. Diğer yandan da onları seyretmek istemiştik. Çünkü o güne kadar hiçbir ceylanı bu kadar yakından görmemiştim. Dur, dur dedim arkadaşıma, durdur arabayı. Nefesimizi tutmuş ceylanların güzelliklerini seyrediyorduk. Kurban olduğum Allah öyle bir güzel yaratmış ki? Hayvancağızlar fazla ürkmemiş olacak ki su içip bir iki tutam ot otlandıktan sonra gözlerden kayboldu. Ne muazzam bir tabiat resmiydi? Bunu çizmeye hangi ünlü ressamın gücü yetebilir ki? Bu muazzam resmin ardından hiçbirimiz şaşkınlıkla karışık sevincimizi gizleyemedik ve bu şirin tabloyu yolculuğumuz boyunca birbirimize anlattık.

Köye ne kadar yaklaştığımızı sordum arkadaşıma. Bu dağın ardı dedi. Ağır ağır gökyüzüne tırmanıyorduk sanki. Ardımızda bütün ışıkları bırakarak. Uzun bir süre yol aldıktan sonra belki de Nemrut dağından çok daha yüksek bir yere vardık. Artık gittiğimiz köyün ışıkları görünüyordu. Işıklardan köyün on on beş; bilemedim yirmi hane olduğu anlaşılıyordu. Şimdi olduğumuz yer çevresine göre zirveydi anlaşılan. Arkadaşıma dur, dedim. Arabayı durdur ve farları kapat dedim. Ne yapmaya çalıştığımı anlamadan şaşkınlıkla dediğimi yaptı. Yavaşça arabanın kapısını açtım ve arabadan inerek birkaç adım ilerledim ve gökyüzüne baktım. Simsiyah gökyüzüne yıldızlarla işlenmiş eşsiz bir deseni gösterdim ona. Bu yıldız yağmurunu şehirde görebilir misin, şehirde yıldızlara dokunabilir misin, dedim. Al işte dokun yıldızlara. Heybene topla istediğin kadar. Bu yıldızlar artık senin.

Yıldızları hiç bu kadar göz kamaştıran büyüklükte parlak ve kocaman görmemiştim ve gökyüzüne hiç bu kadar yaklaşmamıştım. Başım gök kubbeye değecek gibi. Yıldızlar öbek öbek parlıyordu başucumda. Elimi uzatsam dokunacak gibi. Gözlerim kamaştı bu şölen karşısında. Yıldızlar topladım avuçlarıma. Keşke bu, bitmeyen bir rüya olsaydı da hiç uyanmasaydım. 
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr