• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

YOKLUK, IRGATLIK VE ÖLÜM ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Mustafa İŞERİ

Adıyaman’da Çakal Köprüsü’nde meydana gelen feci kaza ile ilgili oluşan soru işaretleri, insanımıza biçilen kıymetle ilgili önemli veriler sağlıyor. Daha önce gerek aynı mıntıkada, gerekse farklı yerde ama aynı dönemde meydana gelen kazalarla ilgili herhangi bir tedbirin alınmaması benzer vakıaların tekrar etmesinin kimi ne kadar ilgilendirdiği ile ilgili de bilgiler sunuyor. Unutmadan, ibret alınmayan tarih, tekerrürden ibarettir.

Kaza ile ilgili bazı hususların altını çizmek istiyor ve bu hususlarla ilgili yetkilileri göreve davet ediyoruz:

1-Çakal Köprüsü, bilindiği üzere, iki taraftan da kavisli bir seyre sahip. İşlek yollarda bu türden kavislerin hem direksiyon hâkimiyetini zorlaştırdığı hem de güzergâhtan en ufak bir sapmanın kaza riskini arttıracağı ortadadır. Uzmanlar, bu tür yolların arabanın lastiklerinin patlama riskini arttırdığını ifade ediyorlar. Yine kazanın olduğu alanda, risk açısından zorunlu iken, yolun kenarında bariyer bulunmaması bir diğer ihmal olarak görünmektedir. İlgililerin konuyla ilgili bir tedbiri var mı, varsa kamuoyuyla paylaşmalarını talep ediyoruz.

2-Kazada hayatını kaybedenlerin cenazelerine siyaset erbabının katılmaması çeşitli soru işaretleri oluşturmuştur. Toplum, bu türden durumlarda aidiyet duygusu ile kendine yakın gördüğü bazı insanları yanında görmek ister. Acılarının hafiflemesi, gözyaşlarının az da olsa dinmesi için.

Bununla birlikte, bu tür hassas zamanlar siyasetçilerin halka gerçekten ne kadar değer verdiği ile ilgili de bir görüntü oluşturur ki, derin halk olarak nitelendirebileceğimiz kesim için bu durumlar birer meşruiyet değerlendirme zeminidir. Özellikle halkın ekonomik yönden zayıf kesimi için.

3-Irgatlık yolunda meydana bu kazaların toplum psikolojisi açısından da tahribatlar yaratacağı ortadadır. Bu, bir yandan kimsesizliği, sahipsizliği içselleştirmelerine neden olurken, diğer yandan çeşitli psikolojik rahatsızlıkların oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Irgatlık yolunda aile fertlerinden veya yakınlarından bir kaç kişiyi kaybeden ya da her sene benzer ölüm vakıalarıyla yüz yüze kalan bir toplumun bunlardan olumsuz etkilenmemesi mümkün değildir. Toplumun ruh halini önemseyenler için bu hadiseler es geçilecek hadiseler değildir.

4-Yukarıdakilerden hareketle şunları da söyleyebiliriz: Birileri ırgatlığı Adıyaman’ın kaderi olarak mı görüyor? Yıllardır siyaset erbabının diline pelesenk olmuş, Adıyaman’a hayat suyu bahşedecek barajlar ne zaman bitecek? Toprağı bereketli yöremize devletlûlar ne zaman sahip çıkacak? Halkımızın sesinin çıkarmamasını durumunu kabullenme olarak görmek isteyen olabilir?

İsteyen istediği gibi görebilir. Yalnız geçmiş dönemlerde gördüğümüz, derin halkın hafızasının zayıf olmadığı, yeri geldiğinde gerekli cevabı vermede zayıf kalmadığıdır. Siyasetçiler bunu iyi bilir.

Tamam, karşılaştırma yapmak belki doğru olmayabilir.

Coğrafi koşullar bazı yatırımların yapılmasında müspet şartlardan yoksun olabilir.

Hatta çevre illerin gelişmesi için Adıyaman’ın verimli toprağının suya gömülmesini bile bir yere kadar anlayışla karşılayabiliriz. Bir yere kadar...

Fakat ırgatlığı bir kader, bir alın yazısı olarak kabul etmiyoruz.

Bu ölümleri, birçok ihmalin zihinleri zonklattığı bu ölümleri, kader olarak görüp sineye atmak istemiyoruz.

Kimsesizliği yüreğimize gömüp gözyaşı akıtmak içimize sinmiyor.            

Bizim için bu benzeri vakıalar, devlet- halk, siyaset-halk ilişkilerinin değerlendirilmesi açısından da turnusol kâğıdı vazifesi görmektedir.

Son söz, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

                                                  Mustafa İŞERİ  Yazı İşleri Müdürü

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr