• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Adıyaman 8 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Zilzal

Adem Ballı

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. O alemlerin rabbidir ki alemlerle ilgili her türlü

Tasarruf yetkisi ondadır. O el bari’dir:  Her şeyi kusursuz ve mütenasip yaratandır. Yarattıklarının ve yaptıklarının hepsinde muhakkak bir hikmet vardır.

İnsanlar gafildirler dalalettedirler. Çoğu zaman rahatlık ve rehavetin pençesindedirler. Kendilerini yaratan her türlü rızıkla donatan Rabbinin mesajlarından bi haberlermiş gibi yaşarlar.

İşte Allah’ın her türlü rahmani uyarılarına rağmen kendilerine bir çeki düzen vermeyen toplumlara bazı afetlerle uyarıda bulunur. Bazı afetlerse bu durumda ki toplumların sonu olur. Allah muhafaza…

Kuranı azimüşşanda helak edilmiş kavimlerle alakalı birçok kıssa anlatılır. Lut (a.s) Nuh (a.s) vb. kavimlere baktığımız zaman kimileri tufanla kimileri sesle kimileri yer sarsıntısıyla helak olmuşlardır. Helak olma gerekçeleri haddi aşmaları azgınlaşmaları kendilerine gelen nebilerin uyarılarına kulak asmamaları neticesinde olmuştur.

02.03.2017 Tarihinde saat 14.00 civarında malumumuz Güneydoğu genelinde hissedilen ve merkezi Adıyaman’ın Samsat ilçesi olan bir deprem yaşadık. Bu depremin toplum psikolojisi üzerin çok farklı etkileri oldu elbet…

Bu etkileri ve etkiler neticesinde oluşması gereken sonuçları belirtmeden evvel zilzal suresi ekseninde biraz izah etmeye çalışalım.

Zilzal, kelime anlamı itibariyle zelzele, sarsıntı veya arka arkaya şiddetli sarsıntı manasına gelmektedir. Bu sure alimlerimizin genel kanaatine kıyametin kopuşunu veya sürecini anlatmaktadır. Surenin anlamına ve tefsirine kısa kısa bir göz atalım; Kuranı azimüşşanda rabbimiz buyuruyor ki

1-Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı,

2-Yeryüzü ağırlıklarını dışarı çıkardığı,

3-Ve insanın “buna ne oluyor” dediği zaman,

4-İşte o gün yer haberlerini söyler,

5-Çünkü Rabbin ona vahiy ile her şeyi bildirmiştir.

Bu "gün" kıyamet günüdür. Çünkü o gün yerinden oynamayan dünya sarsıldıkça sarsılır, sallandıkça sallanır, içinde bulunanları adamakıllı silkeledikçe silkeler. Uzun süre bağrında taşıdığı ve kendisine ağır gelen cesetleri, madenleri ve başka ne varsa dışarı çıkarır. Ve sanki, uzun zamandan beri taşıdığı bu ağırlıklardan kurtulup hafiflemeye çalışmaktadır.

İnsan 'buna ne oluyor' der."

Bu soru, Alışmadığı bir şey gören, akıl erdiremediği bir şeyle karşı karşıya kalan, karşısında sabretmenin ve susmanın mümkün olmadığı bir olaya tanıklık eden kendinden geçmiş, dehşete düşmüş ve neye uğradığını şaşırmış bir kimsenin sorusudur.

6-O gün insanlar ayrı ayrı gruplar halinde ilahi divana çıkarlar ki, yaptıkları kendilerine gösterilsin.

7-Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür,

8-Ve kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür.

Öyle bir sahne ki bu beşerin dili bunu anlatmaktan acizdir. Sarsıcı mı sarsıcı, korkunç, ürpertici, dehşet verici mi verici, akılları oynatıcı mı oynatıcı bir sahne...

İnsanlara sırf yaptıklarının gösterilmesi ve yaptıkları ile yüz yüze gelmeleri çok dehşetli ve akıllara durgunluk verecek bir cezadır. Ve yaptıklarını gördükten sonra tartıya sokulmayan ve karşılığı verilmeyen zerre kadar iyiliği ve kötülüğü dışarda bırakmayan çok hassas ince bir hesaba çekilme gelecektir.(1)

Rabbimiz sahneyi bütün dehşetiyle gözler önüne sermekte bizlere o gün gelmeden evvel o güne hazırlıklı olmamız mesajını net olarak bizlere iletmektedir.

Şimdi Zilzal suresindeki tabloya baktığımızda, Adıyaman olarak yaşadığımız sarsıntı bunun yanında tabiri caizse devede kulak bile değildir. Durum böyle iken bile kalplerimizde ki korku bütün benliğimizi sarmış bulunmaktadır. Yaşadığımız bu korku acziyezitimizin ve <zayıflığımızın< yegâne göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bizler Müslümanız elhamdülillah. Başımıza gelen her şeyden bir ders çıkarmamız gerektiğini biliriz ki yukarıda da belirttiğimiz gibi Rabbimizin her işinde de bir hikmet vardır.

Herkes kendi penceresinden kendine düşeni almalıdır. Bugün rabbimiz mühletimizin dolmadığını belirtircesine sarstı bizi.

Sarsılmalıyız… İmanda yenilenmeye gitmeliyiz. Amellerde ki eksikleri tamamlamalıyız. Namaz kılmayan namaz kılacak gıybet eden  gıybeti terk edecek, faiz yiyen faizi bırakacak, infak etmeyen edecek, zinakar zinayı bırakacak…

Kısacık hayatı dünyeviyede cürmümüzün hükmümüzün ne olduğunu gördük. Böyle iken daha neyimize güveniriz.

Rabbimiz bizimleyse varız. Değilse yokuz hiçiz.

Rabbim rahmetiyle muamele etsin. Daha beter afatlardan muhafaza eylesin. (Amin)

 

Dinot:

1-Fizilalil kur’an Seyyid kutup

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr